1 Aralık 2017 Cuma

GEL DESEM

GEL DESEM

gel desem,
ruhumdaki sızıdan kurtarmak için
gönlümü gönlüne aktarmak için
gel desem ilkbahar bitmek üzre
gözlerime değse gözlerin
sevinçten ağlatmak için
sana seni anlatmak için
gel desem... gel desem...

gel desem
buğday başakları sarıya çaldığında
gel desem
gözlerim boşluğa her daldığında
gel desem yağmurda
taze ümitler bahçesinde
güller açtığında
gel desem ceylanların yalvarışlarında
kumrular her öttüğünde
hasretin yollarımı tuttugunda
gel desem... gel desem...

gel desem,
harman zamanı
bağ bozumu belki
ne olursun gel de
ne önemi var şimdi
hayallerle süslesem geldiğin anı
gel desem sararmadan yapraklar,
gel desem günahınla,
sevabınla gel desem...gel desem...
gel desem
ya nefesim tutulur da
gönül hasretinden kurtulur da
ya bahçeleri hazan kurutur da
ya seven sevileni unutur da
tövbe tövbe... vallahi tövbe..
gel desem...gel desem...

gel desem,
bakma sen benim içimdeki çocukluğa
olur olmaz çırpınışlarıma,
gah göge çıkıp gah yere vuruşlarıma
ağladığıma, güldügüme,
bakma sen her geceyi kırka böldügüme
gel desem
gel desem özlemle sarardın belki
ölmek gibi bir şey bu
gel desem, sensiz ölüyorum inan ki...r çınaroğlu..

SOR GİTSİN

SOR GİTSİN

al bu garib gönlü benden
taştan taşa vur gitsin
can usandı gayrı tenden
canı Hakk'a ver gitsin

kolay gelir bilmez ele
nice söz getirir dile
sevda çekmek bile bile
yolumu sarpa sar gitsin

baştan ayağa çileyim
kusurum benden bileyim
nasıl bir derman bulayım
ister yare intizar gitsin,

ne hüküm verir ise Hakk
tabiyiz O'na muhakkak
kaldır başın göğe bir bak
yansın no'la gülizar gitsin

ehl-i cefa hep haraptır,
sevda büyüdür, seraptır,
kötü talih bir türaptır,
yar ayağına ser gitsin

çınaroğlu ferman arar
döner aşka kirman arar
dilenir bir derman arar
şu aşk ehline sor gitsin,
bulamazsak çaresini
ömrümü başa sar gitsin... r çınaroğlu

SENİN HAYALİN

SENİN HAYALİN

ay vursun yüzüne olsun aydınlık,
her gece vehmimde senin hayalin
sensiz her gece kor her gün karanlık
beni mecnun eder senin hayalin

yar desem uzaksın el desem yakın
gülsün hep gözlerin ağlama sakın,
saçının her teline sevdayı takın
beni benden alan senin hayalin

dokunsa ellerim saçının teline
söz demem ben olan tüm hayaline
kendimi koyup da mecnun yerine
çöllere salan senin da hayalin

ne olur öff deme, sitem sayarım
fedadır bilirsin yolunda varım
her gece tutuşur her gece harım
yakar da kor eder senin hayalin

göğsüne yasla beni uzanıp dize
ne gerek var kelama ne gerek söze
arada bir bakıp da böyle göz göze
sevmeden sevdaya salar hayalin

matemden sayarım sensiz düğünü
unutur gözlerim geldiğim yönü
kısacık ömrümün en kutlu günü
seni bana sevdiren senin hayalin
beni benden alan senin hayalin... r çınaroğlu

BİR GÜN

BİR GÜN

eskiler bilir sevda denince,
ya vurgun yerdin yahut sürgün
kılıçtan keskindir kıldan ince
ruhunu ayırır tenden bir gün,

anlatır kuşlar konar pervaza
şarkılar yüklersin bir kırık saza
gün olur böylece döner enkaza
şikayet edersin candan bir gün,

aşığım deme çekmeden derdi
gözleri en huzur bulduğun yerdi
bilseydi bir ömür boyu severdi
kim bilir bıkarsın o*ndan bir gün... r çınaroğlu

SEVMEKLE BAŞLAR HER ŞEY

SEVMEKLE BAŞLAR HER ŞEY

sevmekle başlar her şey...
korkular da, arzular da,
ve sevmekle bir ümit taşır,
sevmek ilelebet sürdükçe,
insan, yüksek bir hazza ulaşır,
Yaradan dan ötürü,
yaratılanı sevdikçe...    r çınaroğlu

KALDIK

KALDIK

eskidi mevsimler zaman değişti,
ikimiz de bir hayal peşinde kaldık
sevmek çileydi sevmek zor işti
vuslat çemberinin dışında kaldık,

ne varsa geçmişten kalmasın izi
yıkacaktır nasılsa ayrılık bizi
şayet kaldıysa bakmaya yüzü
eski sevgilinin düşünde kaldık

gülüşü yeterdi bir dünya eleme
sığmazdı satıra sığmazdı kaleme
şimdi bir bahane bulup el aleme
sevda yolunun en başında kaldık,

sanma ki unutmak münkündü seni
dönerdi hep başım görsem gölgeni
mecnun gibi salsan da çöllere beni
seninle o çölün kışında kaldık

ne sitemin duydum ne de ahını
ikimiz de çektik aşkın günahını
harcayıp da ömrün son sabahını
aşığın gözünün yaşında kaldık

yenildik zamanın azgın ruhuna
nasılsa alışırız nasılsa buna
bir gece ansızın gelip uykuna
ikimiz de bir hayal peşinde kaldık
eski sevgilinin düşünde kaldık...            r çınaroğlu

VEDA ŞİİRİ

VEDA ŞİİRİ

bir sonbahar akşamıydı,
yer ıslak, yaprak sarı
yalnız bir vagonda cam kenarıydı
ömür adamıştı bu yola
iki göz iki çeşme ağlamaklıydı
yıkılırken umutları...

bir sonbahar akşamıydı
yuvasız kuşlar misali hür ve tek,
bu onun en mahzun yanıydı
usulca oturdu masayı iterek
iki göz iki çeşme ağlamaklıydı
sevmişti oysa harbiden
sonunu elbette bilerek...

bir sonbahar akşamıydı
havada sis yer ıslak, yaprak sarı
her gece yastığına bıraktı uykuları
her gece bir başka baharı bekleyerek
dolaştı bütün sokakları
iki göz iki çeşme ağlamaklıydı
dudakları hafifçe mırıldandı
ahh sevgili ahh... böyle olmamalıydı

bir sonbahar akşamıydı
radyoda bir türkü çalarken anladı
*evvelim sen oldun ahirim sensin*
*ölürüm sevdiğim zehirim sensin*
buğulu bir cam aradı yakında
bir şeyler yazmak için
dedi insan hiç böyle sever mi
canından bezmek için...
bir sonbahar akşamıydı
içli içli ağladı...

bir son bahar akşamıydı
sessizliği bir çığlık bozdu
ortalık sis, ortalık soğuk, ortalıkta acı
kan kusuyordu sanki hatıralar,
soğuk bir demir dokundu önce göğsüne
buğulu bir cam aradı
bir şeyler yazmak için
dedi *insan hiç böyle sever mi
canından bezmek için*
buğulu camlara ayrılığı yazmak için...

bir sonbahar akşamıydı
*elveda* güzel gözlü sevgili
sarı yapraklar elveda,
mor sümbüller elveda,
dizinde uyuduğum uykular elveda
gözünde kaybolan yıllar elveda
ve yumdu gözlerini yavaş yavaş
onu kimse görmedi bir daha...

bir sonbahar sabahıydı...
bir kalabalık içinde
yalnız o beyaz...
bembeyaz karlar gibi
sanki göz ucuyla bakıyordu
ölümü anlar gibi... ...                    r. çınaroğlu